esrarengiz

esrarengiz, gizemli, doğaüstü gibi şeyler …

şeytanın incili codex gigas

şeytanın incili codex gigas
Ortaçağın en büyük kitabı olduğu düşünülen ve paha biçilemeyen “Codex Gigas”. Şeytanın İncili olarak bilinen kitap şeytanın yardımıyla yazıldığı söyleniyor. XIII. yüzyılda, o yılların Orta Avrupa’sının Çek Krallığı’nda, manastırlardan birinde yazılan ve macerası sekiz asırdır süren Şeytan İncil’i bu soruya yanıt veriyor. Şeytan İncil’i 160 eşeğin derisinden sayfalara yazılarak hazırlanmış çok büyük bir elyazması kitap. Bir metreye yarım metre ebatlarında, ... bi bakayım
Paylaşcam

küçük japon heykelcikleri

küçük japon heykelcikleri
Bu heykelcikler Japonya’nın  Hondo adasında kazılarda bulunmuşlardır.Kimse ne kadar eski olduklarını bilmiyor. Yakalarında civata taşıyan bu heykelcikler bir tür uzay başlığı ve elbisesi taşımaktadır.  Hatta bunlardan biri çok büyük gözlük takmaktadır. Bu gözlükler bir tür kayak gözlüğüne benzemektedirler. Belkide korunmak veya daha iyi görebilmek için değil başka bir anlama sahiptiler. Bu konuda henüz tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır. bi bakayım
Paylaşcam

sır gibi kaybolan simyacı Fulcanelli

sır gibi kaybolan simyacı Fulcanelli
Fulcanelli, 20. yüzyılın başlarında yaşadığı tahmin edilen fransız simyacı ve yazarın takma adıdır. Gerçek bilinmeyen fulcanelli, 1922 yılında yazdığı le “mystère des cathédrales” isimli kitapla dünya çapında pek çok kimyacının dikkatini çekmiştir. Öğrencisi olan “eugène canseliet”‘in bu kitaptan faydalanarak ustasından almış olduğu felsefe taşını kullanıp 100 gram kurşunu altına çevirmeyi başardığı iddia edilmiştir. fulcanelli 1926 yılında yaşadığı ... bi bakayım
Paylaşcam

tamam shud olayı

tamam shud olayı
1 Aralık 1948 tarihinde 06:30 da Avustralya adelaide’nin somerton sahilinde bir ceset bulundu. 40-45 yaşlarındaki ingiliz görünümlü bir adam. önceki gün / gece oldukça sıcak olmasına rağmen, üzerinde kalın giysiler var. Bütün elbiselerinin etiketleri eksik, ve şapkası yok (bu 1948’de takım giyinen herkesin şapka takması dolayısıyla ilginç bir detay). Kimliği yok ve diş izlerinin kaydı yok. ciğerleri tıkanmış, kalbi tıkanmış, dalağı normalden üç kat büyük. Otopsi sonucunda ... bi bakayım
Paylaşcam

ışınlanan adam Gil Perez

ışınlanan adam Gil Perez
24 Ekim 1593 tarihinde Gil Perez Manila Valilik binasında askeri görevini yapıyordu. Çinli korsanlar önceki gece valiye suikast yapmış, herkes yeni valinin gelmesini bekliyorlardı. Gil Perez yorgun düşmüş duvara yaslanmış ve kendinden geçmişti. Gözlerini açtığında tamamen farklı bir yerde olduğunu anladı. Kendisinin bu yerde nasıl olduğunu nasıl geldiğini anlamaya çalışıyordu.  Gil Perez Mexico City’e gelmişti. Uniformasıyla birlikte tutuklanan Gil Perez sorgusunda; bir gün önce ... bi bakayım
Paylaşcam

woolpit kasabasındaki yeşil çocuklar

woolpit kasabasındaki yeşil çocuklar
12. yüzyılda Kral  ingiltere’nin woolpit kasabası’nda iki yeşil çocuk bulunmuştur. Anlaşılmayan bir dil konuşuyorlar ve sadece yeşil fasulye yiyorlar. kardeş olan bu iki çocuğun yeşil olmaları dışında herhangi bir fiziksel farklılıkları bulunmuyor. çocuklardan erkek olanı bir süre sonra hastalanır ve ölür. Kız olanı zamanla günlük hayata uyum sağlar, diğer yemekleri yemeye başlar ve ingilizce öğrenir. Bir süre sonrada yeşil rengi normal insan rengine döner. Rahip Willam’ın ... bi bakayım
Paylaşcam

titanik batmadan kitabı 14 yıl önce yazıldı

titanik batmadan kitabı 14 yıl önce yazıldı
1898 yılında yazılan  Morgan Robertson tarafından yazılan kitabın adı Titan’ın Enkazı..  Evet ilk dikkat çeken benzerlik kitapta batan geminin adının Titan olması, gerçekte de Titanic olması. Morgan Robertson’un romanı  SS Titan adlı dünyanın en büyük transatlantiğinin soğuk bir Nisan gecesi  Atlantik Okyanusu’nda dev bir buzdağına çarparak batışını anlatmaktadır. Benzerlikler; – Titanic için batmaz deniliyordu, kitapta Titan için de aynı ifadeler kullanılıyor – İkisinin ... bi bakayım
Paylaşcam

öldürmeyen allah öldürmüyor

öldürmeyen allah öldürmüyor
Dünya tarihinde sadece iki şehire atom bombası atıldı. Bu adam ikisinde de o  şehirlerdeydi ve hayatta kalmayı başarabildi. 1916 yılında doğan Tsutomu Yamaguchi 6 Ağutos 1945’te Hiroshima’ya bir iş  gezisine gitmişti. Şehre ayak basmasından kısa süre sonra atom bombası 4-5km  uzaklığına düştü. Geçici körlük ve sağırlık yaşayan Yamaguchi bu acı  deneyimden canlı çıktı. Bir yardım çadırında geceyi geçiren Yamaguchi ertesi gün evine döndü…  Nagasaki’ye. Birkaç gün sonra Yamaguchi iş ... bi bakayım
Paylaşcam